General News

Süleyman Soylu “Gülistan Doku” sorusunda gazeteciye saldırdı

TBMM’de “Gülistan Doku soruşturması” sorusu sorulması üzerine Süleyman Soylu’nun gazeteciye fiziki müdahalede bulunduğu iddia edildi.

TBMM’de yaşanan bir olay, “basın özgürlüğü” tartışmalarını yeniden alevlendirdi.

NOW Haber muhabiri Süleyman Soylu’ya yaklaşarak “Gülistan Doku soruşturmasıyla ilgili bir sorum olacaktı” dedi.. Soylu ilk anda gülümseyerek karşılık verdi; ancak muhabirin sorunun içeriğini duymasıyla birlikte tavrı hızla değişti.. Muhabirden “Siz kimsiniz?” cevabını duyduğu anlatılan süreçte, Soylu’nun kurum yanıtını aldıktan sonra fiziki müdahaleye geçtiği iddia edildi.

O anlarda dikkat çeken detaylardan biri, muhabirin görüntü kaydetmeye devam etmek istemesiyle yaşanan gerilim oldu.. Soylu’nun telefon kaydı başlatılacağı izlenimi veren hareket üzerine telefonu eliyle aşağı indirdiği aktarılırken, “Kardeş sen bir izin aldın mı?” diyerek hem soru sorulmasını hem de kayıt alınmasını engellemeye çalıştığı ileri sürüldü.. Bu sözlerin ardından gerginliğin büyüdüğü, ortamın kısa sürede tansiyonlu bir tartışmaya dönüştüğü kaydedildi.

Meclis’te tansiyon: Soru, izin meselesine çevrildi

Muhabirin sorusu, bir yandan “haber yapma” pratiğiyle ilgili bir çerçeveye oturtulurken, diğer yandan Soylu’nun “izin” vurgusu üzerinden engelleme girişimine dönüştü.. Meclis gibi kamusal denetimin merkezinde sayılabilecek bir alanda soruların nasıl karşılandığı, gazetecilerin güvenliği ve haberin akışına dair tartışmaları her zaman canlı tutuyor.. Bu olayın yarattığı etki de tam olarak burada: Soru sormak ile müdahale arasında kurulan bağ, basın özgürlüğü tartışmalarının odağına oturdu.

CHP’nin sert çıkışı: “Susturarak adaletten kaçamazsınız”

Yaşananlara ilişkin CHP Grup Başkanvekili Murat Emir’in sosyal medya hesabından yaptığı açıklama, olayın siyasi boyutunu görünür hale getirdi.. Emir, Soylu’nun daha önce Meclis kürsüsünde “özgürlük” mesajları verdiğini hatırlatarak, kürsüde verilen söylem ile sokakta yaşandığı iddia edilen tutum arasında çelişki olduğunu savundu.

Emir’in ifadeleri, basına yönelik müdahaleyi “kürsüdeki özgürlük dersinin sokaktaki karşılığı” şeklinde ele alıyor.. Açıklamada ayrıca, dosyanın karartılmaya çalışıldığı iddiasına yer verildi.. Emir, eski Vali Tuncay Sonel’in iddialarına atıf yaparak, “talimat” çerçevesinde bir sorumluluğa işaret ediyor ve gazetecinin soru sormasının engellenmesini adaletle bağdaştırmayan bir dille değerlendirme yapıyor.. Emir’in “Soruyu soranı susturarak ve basını engelleyerek adaletten kaçamazsınız” vurgusu, tartışmayı hukuki süreçten daha geniş bir kamusal ilkeye, yani basının özgürce denetim yapabilmesine taşıyor.

Olayın yarattığı gerçek etki: Güvenlik ve ifade sınırı

Bu tür görüntüleme ve soruşturma çağrılarının Meclis koridorlarında nasıl karşılandığı, yalnızca o günün olayını değil, sonraki günlerde gazetecilerin nasıl konumlandığını da etkiliyor.. Gazeteciler açısından “soru sorarken ne kadar risk alındığı” sorusu, haberin sadece içeriğini değil, aynı zamanda elde edilme biçimini de belirliyor.. Muhabirlerin kayıt alma ihtiyacı, bir yandan kamuoyunun gelişmeleri takip etmesi için önem taşıyor; diğer yandan ise “izin” tartışmalarıyla birlikte gündeme gelebiliyor.

Ayrıca bu olay, siyasetle medya arasındaki gerilimin çoğu zaman kişisel bir rahatsızlık gibi görünse de kamusal bir tartışmaya dönüşebileceğini gösteriyor.. Meclis’in gündemi kadar, burada ortaya çıkan refleksler de uzun süre hafızalarda kalabiliyor.. Önümüzdeki dönemde benzer gerginliklerin nasıl ele alındığı, yalnızca bir tarafın haklılığı meselesinden ibaret değil; aynı zamanda basınla iletişim kurma biçiminin ve denetim kültürünün şekillenmesi anlamına geliyor.

Öte yandan olayın sonunda hangi değerlendirmelerin yapılacağı ve sorumluluk tartışmasının nasıl ilerleyeceği, kamuoyunun merak ettiği başlıklardan biri olmaya aday.. Çünkü “Gülistan Doku soruşturması” ifadesi, zaten duyarlılık ve merak uyandıran bir dosyaya işaret ediyor; bu dosyayla bağlantılı bir sorunun, aleni bir alanda nasıl karşılandığı da tartışmanın merkezinde yerini koruyor.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Are you human? Please solve:Captcha


Secret Link