Sabri Bayram: Yeşil dönüşüm ve stratejik yatırımla sanayi yeni faza geçiyor

Yeşil dönüşüm süreciyle sanayi sektörü teknoloji odaklı bir yapıya evriliyor. 5,5 milyar TL'lik yatırım ve binin üzerinde yeni istihdam hedefiyle bölge sanayisi stratejik bir dönüşümün eşiğinde.
Sanayi dünyası, yeşil dönüşüm ve stratejik yatırımların merkezde olduğu yeni bir üretim evresine geçiş yapıyor. Bu kapsamda bölgede 5,5 milyar TL’yi bulan yatırım hacmi ve bini aşkın yeni istihdam potansiyeli, Türkiye’nin endüstriyel rotasının katma değerli üretime çevrildiğini kanıtlıyor.
SoGreen Programı, Bursa, Eskişehir ve Bilecik hattındaki imalat sanayi KOBİ’lerini kapsayan geniş bir çerçeve sunuyor.. Otomotivden tekstile kadar uzanan yelpazede işletmeler, daha çevreci ve verimli üretim modellerine adapte olmaya çalışıyor.. Geri ödemeli finansman modeli ise kamu kaynaklarının daha rasyonel kullanılmasına olanak tanırken, firmaları daha hesaplı ve vizyoner yatırım planları yapmaya teşvik ediyor.
Kota yerine nitelikli proje dönemi
Programın en dikkat çekici yanı, sabit bir kota sistemine bağlı kalmaksızın tamamen projenin niteliğine odaklanmasıdır.. Özellikle kadın ve genç girişimcilerin projeleri ile dezavantajlı gruplara istihdam yaratan çalışmalar, değerlendirme sürecinde ayrı bir önem kazanıyor.. Makine, gıda ve seramik gibi geleneksel sektörlerin yanına havacılık ve savunma sanayii bileşenleri gibi yüksek teknoloji odaklı alanların eklenmesi, yerel kalkınmanın sadece üretim hacmini değil, üretim kalitesini de artırmayı hedeflediğini gösteriyor.
Yeşil dönüşüm bir seçenek değil, zorunluluk
Dünya genelinde uygulanan çevre düzenlemeleri, artık sanayiciler için sadece bir etik sorumluluk değil, doğrudan bir pazar erişim kriteri haline geldi.. Avrupa Birliği’nin düşük emisyon standartlarına uyum sağlayamayan firmalar, küresel tedarik zincirlerinde ciddi risklerle karşı karşıya kalıyor.. Bu dönüşüme erkenden ayak uyduran işletmeler ise rekabet avantajını elinde tutarak, dünya pazarlarında daha kalıcı bir yer ediniyor.. Misryoum olarak takip ettiğimiz verilere göre, bu dönüşümün başarısı sadece büyük fabrikalara değil, yerel KOBİ’lerin sisteme entegrasyonuna bağlı.
Bu stratejik değişim, Türkiye’nin ithalat bağımlılığını azaltma noktasında da kritik bir rol üstleniyor.. Yüksek katma değerli kauçuk ürünlerinden taşıt soğutma sistemlerine kadar pek çok alanda yerelleşme, dışa bağımlı üretim modelini geride bırakmamıza yardımcı oluyor.. 2026 yılına yönelik planlanan mikro ve küçük işletmelere özel destekler, bu dönüşümün sadece büyük ölçekli sanayi ile sınırlı kalmayıp, tabana yayılan bir büyüme hikayesine dönüşeceğini müjdeliyor.