Türkiye Savunma Harcamaları 2025: Küresel Denge

2025'te 30 milyar dolar harcayan Türkiye, savunma bütçesini yüzde 7,2 artırarak dünya sıralamasında 18. sıraya yükseldi ve yerli savunma sanayisiyle küresel askeri dengeleri şekillendiriyor.
Türkiye savunma harcamaları 2025’te 30 milyar dolara yükselerek küresel sıralamada 18. sıraya yerleşti. Bu artış, 2024’e göre yüzde 7,2 ve 2016’ya göre yüzde 94’lük bir büyümeyi işaret ediyor.
Misryoum’un yayımladığı son rapora göre, dünya genelinde devletler bir yılda toplam 2,9 trilyon dolar savunma ekipmanına ayırdı.. Türkiye, yüksek teknoloji tabanlı yerli savunma sanayisine yönlendirdiği fonlarla, yıllık %25 artış gösteren özel destek bütçesinin toplam harcamaların %22’sini oluşturduğunu belirtiyor.. Suriye, Irak ve Somali gibi bölgelerde yürüttüğü operasyonlar da bütçenin artışına katkı sağladı, ancak esas ivme yerli üretim ve AR‑GE yatırımlarından kaynaklandı.
Bu büyüme, Türkiye’nin savunma alanındaki bağımsızlık hedefiyle örtüşüyor.. Yerli silah sistemleri, hem dışa bağımlılığı azaltıyor hem de istihdam yaratıyor; binlerce mühendis ve teknisyen yeni projelerde görev alıyor.. Ülke çapında kurulan test sahaları ve üretim tesisleri, bölgesel savunma tedarik zincirine entegrasyon fırsatı sunuyor.. Bu durum, Türkiye’yi sadece alıcı değil, aynı zamanda ihracatçısı konumuna taşıyarak ekonomik kalkınmaya doğrudan katkı sağlıyor.
Küresel ölçekte savunma harcamalarındaki yükseliş, Soğuk Savaş sonrası dönemde görülmemiş bir ivme kazandı.. Bölgesel gerilimlerin artması, enerji güvenliği endişeleri ve teknolojik rekabet, hükümetleri bütçelerini savunma sektörüne kaydırmaya zorladı.. Misryoum’un verileri, Avrupa ülkelerinin yüzde 14 artışla toplam 864 milyar dolarlık bütçeye ulaşmasını da ortaya koyuyor; bu da kıtanın küresel harcama lokomotifi haline gelmesini gösteriyor.
Türk vatandaşları da bu dönüşümden doğrudan etkileniyor.. Yerli savunma projelerinin çoğu, yüksek vasıflı iş gücüne ihtiyaç duyuyor; sonuç olarak istihdam oranları artıyor, genç mühendislerin kariyer fırsatları genişliyor.. Ayrıca, savunma sanayisinin yan sektörlerine (malzeme, bilişim, lojistik) yapılan yatırımlar, yerel ekonomide geniş bir kalkınma dalgası yaratıyor.
Bölgesel güvenlik perspektifinden bakıldığında, Türkiye’nin artan savunma kapasitesi, Ortadoğu’daki güç dengelerini yeniden şekillendiriyor.. Sınır ötesi operasyonlarda yerli sistemlerin kullanılmaya başlanması, komşu ülkelerle askeri etkileşimleri ve diplomatik dengeyi etkileyebilir.. NATO üyeliği çerçevesinde, Türkiye’nin katkısı daha belirgin hale gelirken, ittifak içinde stratejik planlamaların yeniden gözden geçirilmesi gerekebilir.