Rubio’nun Diplomatik Trafiği: Mısır ve Hollanda İle Kritik Görüşmeler

Dışişleri Bakanlığı koridorları bugün oldukça hareketliydi. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, yoğun temposunun arasında hem Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati hem de Hollanda Dışişleri Bakanı Tom Berendsen ile masaya oturdu. Tabii, masadaki ana yemek İran ve bölgedeki karmaşık güvenlik denklemleriydi. Odanın içindeki o ağır kahve kokusunu neredeyse buradan hissedebiliyorsunuz—diplomasinin o kendine has, biraz kasvetli havası.
Misryoum’un ulaştığı bilgilere göre, Rubio ve Abdulati arasındaki görüşme oldukça geniş bir yelpazeyi kapsadı. İran konusu merkezdeydi, evet ama Sudan’daki insani kriz de unutulmamış. Aslında iki bakan sadece acil krizleri değil, biraz daha uzun vadeli planları da konuşmuşlar. Mesela Başkan’ın o meşhur 20 maddelik Gazze planı; Hamas’ın silahsızlandırılması meselesi… Yani, konu bir şekilde her zaman o karmaşık bölgeye çıkıyor.
Ekonomik başlıklar da konuşulmuş, aslında tam olarak ne kadar detaylı konuşulduğu biraz muğlak ama iki ülkenin ticari bağlarını güçlendirme niyetinde oldukları kesin. Diplomatik jargon işte, bazen neyin ne kadar konuşulduğunu kestirmek zor.
Sonra bir de Hollanda boyutu var. Rubio, ABD’yi ziyaret eden mevkidaşı Berendsen ile de bir araya geldi. Orada da ana gündem yine İran’dı. İki bakanın ülkeleri arasındaki iş birliğini—belki de eski alışkanlıklar diyelim—sürdürme konusunda oldukça kararlı olduklarını duyduk.
İran meselesi hem Kahire hem de Lahey hattında bu kadar ön plandayken, Rubio’nun işi sahiden zor. Her iki tarafla da aynı frekansta kalmak, bir yandan ateşkes arayışlarını sürdürmek… Yorucu olmalı. Gerçi siyasetçiler bu tempoya alışkındır belki de, bilemiyorum.
İşte böyle; Washington’da İran dosyası masanın en üstünde durmaya devam ediyor. Bakalım bu diplomatik trafikten somut olarak ne çıkacak, bekleyip göreceğiz. Ya da belki de hepsi sadece birer iyi niyet göstergesi, kim bilir?