Bebek mamalarına alarm taktıran kim? Misryoum’un gündeminde Aysu Bankoğlu tepkisi

CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, bebek ürünlerine alarm takılmasına ve nüfus artırma çağrılarına sert tepki gösterdi.
Bebek mamalarına alarm takıldığı iddiası, Türkiye’nin nüfus politikaları tartışmasını yeniden alevlendirdi.
Misryoum’un gündemine yansıyan açıklamalarda CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, ekonomik sıkıntıların büyüdüğü bir dönemde “çocuk yap” çağrılarının gerçekçi olmadığını savundu.. Bankoğlu, özellikle marketlerde bebek ürünlerine yönelik uygulamalarla ilgili “Bu alarm hangi iktidar döneminde geldi?” sorusunu öne çıkardı.
Aysu Bankoğlu, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan imzasıyla yayımlandığı belirtilen 2026-2035 Aile ve Nüfus Yılı genelgesinin içeriğine de tepki gösterdi. Genelgede, aile kurumunun yıpratıldığı ve nüfusun azaldığı gerekçeleri arasında “cinsiyetsizleştirme propagandası” iddiasının yer aldığı ifade edildi.
Bu noktada Bankoğlu’nun ana itirazı, nüfus meselesinin sosyal ve ekonomik koşullarla birlikte ele alınmaması. Çünkü toplumda kararları etkileyen en güçlü başlıkların başında geçim derdi ve gelecek kaygısı geliyor.
CHP’li vekil, genelgeyi “çürümenin ve ekonomik yıkımın üzerini örtmeye çalışan yeni bir kılıf” olarak nitelendirdi. Cinsiyetsizleştirme söyleminin aldatıcı olduğunu öne sürerken, sokaktaki asıl sorunun açlık ve geleceksizlik olduğunu dile getirdi.
Bankoğlu, konuşmasında gençlerin barınma ve yaşam maliyetleri nedeniyle evlilik ve aile kurma planlarını ertelemek zorunda kaldığını vurguladı.. Ayrıca marketlerde bebek mamaları ve çikolata gibi ürünlere yönelik alarm uygulamalarının, “çocuk yap” çağrılarıyla birlikte düşünüldüğünde çelişkili bir tablo oluşturduğunu söyledi.
Bu tartışma, yalnızca bir açıklamanın ötesinde, devletin toplumsal beklentilerle vatandaşın günlük hayatı arasında nasıl bir bağ kurduğu sorusunu da öne çıkarıyor.
Bankoğlu, iktidarın nüfus politikasında dış güçler vurgusuna yaslanmasını da eleştirdi. “Dış güçler masalı” ifadesiyle, yaşanan olumsuzlukların asıl kaynağının yoksulluk ve işsizlik gibi yapısal sorunlar olduğunu savundu.
Ayrıca Misryoum’un aktardığı değerlendirmede, genç işsizliğin ve gelirle temel ihtiyaçlar arasındaki dengenin sorunlu olduğu bir ortamda evliliğin ve çocuk sayısının artmasının gerçekçi olmayacağı görüşü öne çıktı.
Son olarak Bankoğlu’nun “bebek ürünlerine alarm takılan bir ülkede” çağrıların nasıl karşılık bulacağı sorusu, tartışmanın kalbinde yer alıyor. Bu yüzden konu, nüfus hedefleri kadar gündelik hayattaki koşulların ne kadar kapsayıcı ele alındığıyla yakından ilgili.